Irkçılık Amerika'da hala büyük bir problem

Irkçılık Amerika'da hala büyük bir problem KÜLTÜR-SANAT

"American History X" filminin yapımcısı John Morrissey:
 

"1998'de bu filmi yaptığımızda bile ırkçılık Amerika'da önemli bir sorundu. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen şu anda da hala büyük bir problem"
 

"ABD'ye göç olduğu dönemde, oradaki yerlileri bastırmak için silahı çok fazla kullanmışlar ve bu da bir şekilde onların kültürü olmuş. Yani silah Amerikan kültürünün bir parçası oldu. ABD'deki silah lobisi çok güçlü. Filmlerde de yer almasının nedenlerinden biri bu olabilir. Ama bana göre aksiyon filmlerinde silah kullanılması ticari kaygı"

Irkçılık karşıtı "American History X" filminin yapımcısı John Morrissey, "1998'de bu filmi yaptığımızda bile ırkçılık Amerika'da önemli bir sorundu. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen şu anda da hala büyük bir problem." dedi.

7. Malatya Uluslararası Film Festivali kapsamında "Masterclass" etkinliğine katılmak üzere kente gelen senarist, yapımcı ve oyuncu Morrissey, AA muhabirine yaptığı açıklamada, film festivallerinin yönetmen ve yapımcılara ciddi faydaları bulunduğunu belirterek festivallerin sponsor bulma fırsatı yaratmasının yanı sıra filmlerin pazarlanmasında ve seyirciye ulaşmasında da önemli yeri olduğunu söyledi.

Morrissey, dünya çapında büyük ses getiren "American History X" filmi ırkçılığı ele aldığı için senaryoyu okur okumaz projede yer aldığını ifade ederek şöyle devam etti:

"Filmin ana noktası ırkçılık neden doğar ve nasıl oluşur? Bir çocuk masum doğuyor fakat nasıl ırkçı oluyor? Film bunu sorguluyor. Bu konunun benim için önemli olmasının da bir nedeni var. Annem ve babam ben bir yaşındayken boşandı ve annem ünlü olmaya başlayan Afrika kökenli siyahi bir şarkıcının yanında çalışmaya başladı. Bu anlattıklarım 1950'lerde Amerika'da ırkçılığın en yüksek olduğu dönemler. Ben de hayatımın önemli dönemini siyahi şarkıcıyla geçirdim. Daha sonra annem bu işi bıraktı. Böylece gençliğimde ırkçılığın olduğunu fark ettim ve hiçbir zaman anlamadım. 1960'larda Amerika'da insan haklarıyla ilgili kanunlar çıkarıldı. 1998'de bu filmi yaptığımızda bile ırkçılık Amerika'da önemli bir sorundu. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen şu anda da hala büyük bir problem."

Morrissey, bu filmi tutkuyla yaptığını anlatarak şunları söyledi:

"Çünkü büyüdüğümde annem siyahi şarkıcıyla çalışırken yaşadıklarını anlattı. Annem onunla turneye gidiyordu. Birçok şehirde, otel sahipleri şarkıcı siyah olduğu için otelde kalmasını kabul etmiyormuş. Bu nedenle de şarkıcı ve eşi ile annem başka bir otele gitmek zorunda kalıyormuş. Bu sorundan dolayı da artık otele gitmeden önce telefon ederek, 'Şarkıcımız siyah ya kabul edersiniz ya da şovumuzu şehre getirmeyeceğiz.' diyorlarmış. Bunlar çok üzücü. Bu gibi nedenlerden dolayı American History X gibi bir filmde yer aldığım için çok mutluyum."

"ABD'deki silah lobisi çok güçlü"

John Morrissey, Amerikan sinemasında geçmişten bu yana gelişmiş silahlar kullanılmasının ABD'nin tarihiyle ilişkili olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu:

"ABD'ye göç olduğu dönemde, oradaki yerlileri bastırmak için silahı çok fazla kullanmışlar ve bu da bir şekilde onların kültürü olmuş. Yani silah Amerikan kültürünün bir parçası oldu. ABD'deki silah lobisi çok güçlü. Filmlerde de yer almasının nedenlerinden biri bu olabilir. Ama bana göre aksiyon filmlerinde silah kullanılması ticari kaygı. Bu tür filmlerde heyecan oluyor. İyi insanlar kötü insanları yakalamaya çalışıyor. Bunlar sinema salonlarında insanların ilgisini çekiyor. Bu tür filmleri izlemesi de kolay, hiçbir şey düşünmek zorunda değilsin. Dolayısıyla insanların böyle bir tercihi de var." 

Üç yıl önce Türkiye'ye ilk geldiğinde yıldız gibi karşılandığını anlatan Morrissey, Türk seyircisinin kendisini ve filmini kucakladığını söyledi.

Morrissey, Malatya Uluslararası Film Festivali'ndeki "aile" konulu yarışmaya başvuran senaryoları değerlendirdiğini aktararak 12 senarist ile görüştüğünü dile getirdi.

Okuduğu senaryolardan çok etkilendiğinin altını çizen Morrisey, "Bazı örnekler inanılmaz derecede güzel. Kesinlikle hiçbiri kötü değil. Bazı senaryolar daha başlangıç aşamasında, bazıları daha ileri aşamada. Hepsinin bir potansiyeli var. Bazı senaristler de potansiyellerinin farkında. Senaryoların kesinlikle iyi olduklarını düşünüyorum." dedi.

Usta yapımcı, ilk uzun metrajlı belgeseli "The Murder in Mansfield"in ilk gösteriminin New York'ta yapıldığını, festivalin sona ermesinin ardından 17 Kasım'da Amsterdam'da gerçekleşecek Avrupa gösterimine katılacağını kaydetti. 

Kaynak: AA - Anadolu Ajans
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom