İkinci Çözüm Sürecini Nasıl Okumalıyız?

Mecliste kurulan 'süreç' komisyonunda yapılan oylama sonucunda, bir grup milletvekilinin İMRALI'ya giderek sürecin yol haritasını şekillendirme kararı alması, 50 Bin kişinin katilini meşrulaştırma, terörist kimliğinden kurtarma ve bir siyasi aktöre, Kürt halkının yegâne temsilcisi bir siyasi muhataba dönüştürmeye hizmet edecektir.

Mecliste kurulan 'süreç' komisyonunda yapılan oylama sonucunda, bir grup milletvekilinin İMRALI'ya giderek sürecin yol haritasını şekillendirme kararı alması, 50 Bin kişinin katilini meşrulaştırma, terörist kimliğinden kurtarma ve bir siyasi aktöre, Kürt halkının yegne temsilcisi bir siyasi muhataba dönüştürmeye hizmet edecektir.

Süreç komisyonunda yer alan ve İmralı'ya gitmeye destek veren partilerden birer milletvekilinin katil Öcalan'ın ayağına kadar gitmesi, komisyonu, terör örgütü elebaşısının sekretaryası konumuna düşürmüştür.

İmralı adasındaki caniyi aklama, meşrulaştırma ve siyasi bir aktöre dönüştürme çabalarını savunanlar, gerekçe olarak katil Öcalan'ı baş muhatap olarak göstermektedir.

Burada sorun, devletin ilgili kurumlarının yetkililerinin teröristle görüşmesi değildir. Burada mesele, milli iradenin kalesi Gazi Meclis eliyle terör örgütü elebaşısının meşrulaştırılmasıdır. Esasında Meclis'te kurulan komisyonun etkisiz ve yetkisizliğinin ilanıdır. Meclis'in devreden çıkarılmasıdır.

Katil Öcalan, bugüne kadar başta DEM'li milletvekilleri olmak üzere, avukatları, yakınları ve devlet yetkilileriyle defalarca görüşmüş, görüşlerini iletme imknı bulmuştur. Hl böyleyken, meclisteki süreç komisyonu üyelerinin ziyaretinde, bugüne kadar kimselere söylemediği hangi sırrı ifşa edecektir?

Ortada, iplerin kimin elinde olduğunu bilmediğimiz bir kukla oyunu oynanmaktadır.

ETA ve İRA örnekleri sıkça dile getirilmekte, ancak o örnekler ifade edilirken, Başbakan yahut bir hükümet yetkilisi oradaki süreçte ve kurulan masada yer almadığına temas edilmemektedir. Sadece İrlanda'da yasal parti olan ve terörle arasına mesafe koyabilmiş SİN FEİN isimli parti muhatap olarak alınmıştır.

O partinin liderini muhatap alan İngiltere devleti (Hükümeti yahut Parlamentosu değil) muhatap aldığı lideri (Gerry Adams) yıllar içerisinde destekleyerek ve seçilmesini sağlayarak, makul bir muhatabı adeta kendi bahçesinde yetiştirmiştir.

Demek ki bizde Kürtleri temsilen legal bir siyasi parti bulunamamış olacak ki, doğrudan terör örgütü elebaşısının çizdiği yol haritası izlenmektedir.

Bu durumda DEM partisinin legal bir parti olmadığı ve Kürtlerin siyasal temsilcisi olmadığı onaylanmış demektir.

Demek ki bugüne kadar DEM, meşru bir siyasi parti değil, terör örgütünün sekreteryalığını yapan bir zümreden ibaret olduğunu itiraf etmiştir.

Maalesef Kürtçülüğü gündemin birinci maddesi haline getiren her çözüm süreci, Türkiye Cumhuriyeti devletinin surlarında bir gedik açmakta ve sonra pusuya yatarak sonraki fırsatları beklemektedir.

Bu süreçte terör örgütü ve uzantıları tarafından talep edilen ne varsa bu tavizler verilse bile, bölücü hedefler açısından bu sonuç, sadece bir eşik atlama olacak, orta vadede asıl bölücü hedeflerinde nihai dayatmayla karşımıza dikileceklerdir.

Bu mesele, siyasi hesaplarla ele alınacak bir mesele değildir. Siyasiler ve partiler bugün vardır, yarın yoktur. Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti ilelebet var olacaktır. Devletin temellerine dinamit döşenmesine bugün seyirci kalanlar, yarın çöken binanın altında kalmaktan kurtulamayacaktır.

İkinci çözüm sürecinde gelinen aşama, Türkiye Cumhuriyeti devletini HİBRİT BİR DEVLETE dönüştürme kapısını açmıştır. Bugün hibrit bir devlete rıza gösterenler ve kendi elleriyle bu yapıya kapı aralayanlar, kısa ve orta vadede siyasi çıkarlarına hizmet etmiş olsalar da Türk milletinin ve devletinin bölünmesine onay vermiş olacaklardır.

Bakmadan Geçme