Patolojiye Gönderilen Her Örnek Kanser Değildir
Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Gökçe, patolojinin sağlık sistemindeki rolünden kanser tanısındaki hayati önemine, toplumda bilinen yanlış algılardan teknolojik gelişmelere kadar patolojiye dair merak edilen tüm soruları yanıtladı.
Bir patoloji uzmanının en çok zorlandığı durumlar hangileridir?
Prof. Dr. Gökçe, "Tanısı net olan vakalarda raporlama süreci elbette daha kolaydır. İyi huylu ya da kötü huylu olsun, bu tür tümörleri nispeten rahat bir şekilde sonuçlandırabiliyoruz. Patoloji uzmanları arasında kullanılan bir ifade vardır; bu tür olgulara "kitap okumuş örnekler" denir. Bizim için asıl zorluk ise 'kitap okumamış' olarak adlandırdığımız vakalardır. Bu tür olgularda tanı net değildir; parametreler tek tek değerlendirilir ancak lezyonun iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu kesin olarak belirlenemeyebilir. Bu gruptaki olgular ara kategori tümörler olarak tanımlanır. Literatürde bu tümörler için 'önemi belirsiz atipi', 'malignite potansiyeli belirsiz tümör' ya da 'düşük malign potansiyelli tümör' gibi tanımlar kullanılmaktadır. Bu vakaların sayısı aslında oldukça azdır; ancak vatandaşlar tarafından, hatta zaman zaman bazı hekimler tarafından da yeterince bilinmemekte veya anlaşılmamaktadır. Bu nedenle bu hastalar için ilave tetkikler, ek kesitler ve incelemeler, gerekirse moleküler patolojik çalışmalar yapılmaktadır. Mümkün olduğunca bu tanı kategorilerini az kullanmaya ve vakayı net bir sınıfa yerleştirmeye çalışıyoruz. Aslında bu tümörlerin büyük bir kısmında ek tedavi yapmadan, rutin klinik değerlendirme ve radyolojik görüntülemeler ile takip yeterli olmaktadır; ancak takip sürecinde sorun saptanırsa ek tedavi ya da gerekirse cerrahi müdahale uygulanmaktadır." dedi.
Bakmadan Geçme