15 Temmuz 2016 gecesi, aziz Türk milletinin iradesine, devletimizin bekasına ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerine yöneltilen hain darbe ve işgal teşebbüsü, milletimizin sarsılmaz duruşu, devletimizin kararlı mücadelesi ve güvenlik güçlerimizin fedakârlığı sayesinde bertaraf edilmiştir.
O karanlık gece, sadece bir darbe girişiminin engellendiği bir tarih değildir. Aynı zamanda Türk milletinin, vatanına, bayrağına, devletine ve millî iradesine hangi şart altında olursa olsun sahip çıkacağının bütün dünyaya ilan edildiği tarihî bir dönüm noktasıdır.
FETÖ ihanet şebekesinin gerçekleştirdiği bu alçak kalkışma; Türkiye Cumhuriyeti'ni teslim alma, millî egemenliği ortadan kaldırma ve devletimizi parçalama hedefi taşıyan kirli bir senaryonun parçası olmuştur.
Ancak binlerce yıllık devlet geleneğine sahip aziz milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi o gece de ihanet karşısında yekvücut olmuş, canı pahasına vatanını savunmuştur.
Aradan geçen on yılda görülmüştür ki, 15 Temmuz'u doğru okumak ve gelecek nesillere bütün yönleriyle anlatmak millî bir sorumluluktur.
Devletimize yönelik tehditlerin mahiyetini unutmadan; millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, hukuk devletini, demokrasimizi ve Cumhuriyetimizi daha da sağlam temeller üzerinde geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ifade ettiği gibi, 15 Temmuz'u yalnızca geçmişte yaşanmış bir hadise olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu tarih; millî hafızamızda canlı tutulması gereken, devletin bekasına ve milletin birliğine yönelik her türlü tehdide karşı daima uyanık olunması gerektiğini gösteren tarihî bir ibrettir.
Bu vesileyle; 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümünde, vatan uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Rabbim, devletimizi payidar, milletimizi birlik ve beraberlik içerisinde daim eylesin.
Ne Mutlu Türk'üm Diyene.