Sağlık

Çocuklarda Kemik İliği Nakli Hayat Kurtarıyor

Malatya’daki merkezde 9 yılda 130 nakil gerçekleştirilirken, başarı oranlarının Avrupa’nın üzerine çıktığı açıklandı.

Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Kemik İliği Nakli Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Arzu Özşahin Akyay, çocuklarda kemik iliği nakli süreci, başarı oranları, Malatya'daki merkezin çalışmaları ve gönüllü kök hücre bağışının önemi hakkında İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

'En çok Akdeniz anemisi hastalığına nakil yapıyoruz'

Çocuklarda en sık kemik iliği nakli yapılan hastalıklar hakkında bilgi veren Akyay, 'Ülkemiz bir Akdeniz kuşağı ülkesi olduğu için en çok talasemi major dediğimiz Akdeniz anemisi hastalığına nakil yapıyoruz. Bunun yanında kemik iliği yetmezliklerine, bütün lösemilere değil, relaps olmuş ya da yüksek riskli lösemilere, hastalığı tekrar eden lenfomalara, doğuştan bağışıklık sistemi çalışmayan immün yetmezliği olan hastalara ve bazı metabolik hastalıklara kemik iliği nakli uyguluyoruz. Genellikle nakil yaptığımız hastalık grupları bunlardan oluşuyor.' dedi.

'Donör için ilk önce aile içi taramalar yapıyoruz'

Kemik iliği nakli gerektiren hastalarda sürecin uygun donörün bulunmasıyla başladığını belirten Akyay, 'Önce aile içi taramalar yapıyoruz. Anne, baba ve kardeşleri tarıyoruz. Buradan donör bulabilirsek en ideal durum bu oluyor. Tabii kardeş sayısı arttıkça uygun donör bulma ihtimali de artıyor. Aile içinden donör bulamazsak Türkiye'nin gönüllü verici havuzu olan TÜRKÖK'e başvuruyoruz. Burada 2-3 gün içerisinde tarama yapılıyor ve bize uygun donör olup olmadığı bilgisi geliyor. Burada da donör bulunamazsa dünya doku bankalarına başvuruyoruz. Dünyada da uygun donör bulunamazsa bu kez anne, baba ya da kardeşten yarı uyumlu yani haploidentik nakiller gerçekleştiriyoruz.' ifadelerini kullandı.

'Aileler nakil öncesinde ayrıntılı olarak bilgilendiriliyor'

Kemik iliği nakli öncesinde ailelerle kapsamlı bir görüşme yaptıklarını ifade eden Akyay, 'Kemik iliği nakli denildiğinde aileler sürecin nasıl ilerlediğini tam olarak bilmiyor. Bunun için anne ve babayla yaklaşık yarım saat süren bir ön görüşme yapıyoruz. Nakil süreci hakkında ayrıntılı bilgi veriyoruz. Nakilden önce yoğun kemoterapiler uyguluyoruz. Çünkü hastanın mevcut kemik iliğini tamamen sıfırlayıp vericinin hücrelerinin tutunmasını sağlamamız gerekiyor. Bu yoğun kemoterapilerin ileri dönemde kısırlık gibi bazı yan etkileri olabiliyor. Ayrıca ilaçlara bağlı farklı olumsuz durumlar da gelişebiliyor. Bunların tamamını önceden aileye anlatıyoruz. Aile onay vermeden kesinlikle nakil sürecini başlatmıyoruz. Sağlık Bakanlığı da nakil öncesinde aile onayını ve imzasını zorunlu tutuyor.' diye konuştu.

'Nakil süreci yaklaşık 40-45 gün sürüyor'

Nakil sürecinin ortalama 35 ila 45 gün arasında tamamlandığını kaydeden Akyay, 'İlk hafta yoğun kemoterapi uygulayarak alıcının kemik iliğini ve hücrelerini sıfırlıyoruz. Daha sonra donörden kemik iliğini ameliyathanede ya da aferez cihazlarıyla topluyoruz ve hastaya veriyoruz. Verilen kök hücrelerin kanda dolaşıp kemik iliğine yerleşmesi yaklaşık 2-3 hafta sürüyor. Bir ayın sonunda herhangi bir problem yaşanmazsa kemik iliği tutmuş oluyor. Yaklaşık 40-45 gün sonunda da hastamızı taburcu ediyoruz.' şeklinde konuştu.

'Nakil sonrası yaklaşık 2 yıl hastalarımızı yakın takip ediliyoruz'

Taburculuk sonrasında da tedavinin büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü belirten Akyay, 'Eve çıktıktan sonra enfeksiyonlardan korunmaya, temizliğe, hijyene, beslenmeye çok dikkat edilmesi gerekiyor. Yaklaşık 2 yıl boyunca hastalarımızı yakından takip ediyoruz. Verilen hücrelerin reddedilmemesi için bazı ilaçlar kullanılıyor. Eğer vericinin hücreleri alıcıya saldırmışsa bunu önlemek amacıyla da tedaviler uyguluyoruz. Yani yaklaşık 2 yıl boyunca hastalarımız yoğun takip altında oluyor.' dedi.

'Başarı oranlarımız oldukça yüksek'

Çocuklarda kemik iliği naklinin günümüzde oldukça başarılı sonuçlar verdiğini dile getiren Akyay, 'Başarı oranları hastalığın türüne göre değişiyor. Talasemi major dediğimiz ağır Akdeniz anemisinde başarı oranımız yüzde 100. Lösemilerde hastalığın tekrar edebilme ihtimali nedeniyle başarı oranımız yüzde 70-80 civarında. Aplastik anemilerde ise başarı oranı yüzde 90'ın üzerinde. Günümüzde çocuklarda kemik iliği naklinde başarı oranları oldukça yüksek seviyelere ulaştı.' ifadelerini kullandı.

'Türkiye Avrupa'da ikinci sırada'

Türkiye'nin çocuk kemik iliği naklinde önemli bir konumda bulunduğunu belirten Akyay, 'Türkiye'de çocuk kemik iliği nakli yapan 50'ye yakın merkez var. Avrupa Kemik İliği Nakli Birliği'nin verilerine göre çocuk kemik iliği naklinde Almanya'nın ardından Avrupa'da ikinci sıradayız. Çocuk ve erişkin toplam nakil sayılarına bakıldığında ise Avrupa'da dördüncü sırada yer alıyoruz.' dedi.

'9 yılda 130 nakil gerçekleştirdik. Başarı oranlarımız Avrupa'nın üzerinde'

Malatya'daki merkezin çalışmaları hakkında da bilgi veren Akyay, 'Biz çocuk kemik iliği nakil merkezi olarak 2017 yılında hizmet vermeye başladık. Yaklaşık 9 yıldır faaliyet gösteriyoruz. Bugün de 130'uncu naklimizi gerçekleştirdik. Başarı oranlarımız oldukça iyi. Hatta çocuk nakillerinde başarı oranımız Avrupa'da yapılan nakillerin biraz daha üzerinde. Türkiye'de büyükşehirlerde bulunan üniversitelerle hemen hemen aynı sayıda nakil gerçekleştiriyoruz. Farklı illerden birçok hastamız geliyor. En son Manisa'dan bir hastamız geldi. Merkezimiz açıldığında Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da çocuk kemik iliği nakli yapan başka bir merkez yoktu. Kayseri'nin doğusunda ilk çocuk kemik iliği nakil merkezi Malatya'da açıldı.' diye konuştu.

130'uncu nakil 3 yaşındaki kardeşten yapıldı

Bugün gerçekleştirilen nakille ilgili bilgi veren Akyay, '130'uncu naklimizi talasemi major yani ağır Akdeniz anemisi olan bir çocuğumuza yaptık. Kök hücreyi 3 yaşındaki kardeşinden aldık. Hastamızın durumu şu an gayet iyi. İnşallah şifayla taburcu olacak.' ifadelerini kullandı.

'Gönüllü donör olmak hayat kurtarır'

Kök hücre bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Akyay, 'Günümüzde doğurganlık oranları azaldıkça kardeş sayısı da azalıyor. Kardeş sayısı azaldığında uygun verici bulma ihtimali de düşüyor. Anne ve babaların tam uyumlu olma ihtimali yaklaşık yüzde 2 iken kardeşlerde bu oran yüzde 25-30 civarında. Bu nedenle gönüllü donör olmak çok önemli. Vatandaşlarımızın Kızılay merkezlerine başvurarak gönüllü kök hücre bağışçısı olmalarını teşvik etmemiz gerekiyor. Ben de bir gönüllü donörüm. Donör olduktan sonra bir hastayla eşleşildiğinde vazgeçilmemesi çok önemli. Çünkü bir hayat kurtarıyorsunuz. Ayrıca karaciğer ya da böbrek naklinde olduğu gibi herhangi bir organınızı kaybetmiyorsunuz. Verdiğiniz kök hücreler kan bağışında olduğu gibi kısa sürede yeniden yerine geliyor. Bu bağış hastalarımız için çok kıymetli. Toplum olarak gönüllü donör sayısını mutlaka artırmalıyız.' dedi. (İLKHA)