Gönüllere Dokunan Bir Vefa: Taşa Değil, Hatıraya Yazılan Eser

Bazı yapılar vardır; tuğlası beton değildir yalnızca… İçine insanın acısı, sabrı, duası ve vefası karışır.
Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Göztepe Mahallesi’nde yükselen taziye evi de işte tam olarak böyle bir yer… Bir binadan çok daha fazlası; bir hafızanın, bir yaranın ve o yaraya sürülen merhemin adı.

6 Şubat… Bu şehir için bir tarih değil sadece; bir kırılma, bir yıkım, bir yeniden doğuş hikâyesidir. O günün ağırlığını kelimelere sığdırmak kolay değil. Malatya’nın sokaklarında sadece binalar değil, hayatlar da yıkıldı. Ama aynı sokaklarda bir şey daha oldu: İnsanlık yeniden ayağa kalktı.
İşte bu yüzden Göztepe’de açılan taziye evi, bir binanın açılışı değil; bir hatırlayışın, bir unutmayışın, bir “biz hâlâ buradayız” deyişinin ifadesidir.
Bu eserin mimarlarından biri olan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, aslında sadece bir yapı yaptırmadı; bir vefa duygusunu somutlaştırdı. Onun sözlerinde bir şehir konuşuyor:

“Beni ben yapan Malatya’dır… Bu şehre vefa borcum var.” Diyor Salih Karademir?
Bu cümle, gösterişsiz ama derin bir hakikatin cümlesidir. Çünkü bazı borçlar para ile ödenmez; emekle, hatırlamakla, sahip çıkmakla ödenir. Karademir’in bu şehir için söylediği her söz, aslında bir teşekkürdür Malatya’ya… Ve aynı zamanda bir söz: “Sizi unutmayacağım.”
Belki en kıymetli tarafı da şudur: Bu yapıya kendi adını değil, bir acının tarihini vermiş olması. “6 Şubat Deprem Şehitleri Taziye Evi”… Bir isimden öte bir hafıza… Bir levhadan öte bir dua…

Çünkü bazı isimler yaşatır, bazı isimler unutturmaz.
Bu şehir artık şunu çok iyi biliyor: Beton binalar yeniden yapılır ama kalplerdeki kırıklar, ancak böyle anlamlı adımlarla onarılır.
Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın da ifade ettiği gibi, taziye evleri artık sadece acı günlerin mekânı değil; aynı zamanda birer sosyal nefes alanı. Yazın sıcağında, kışın ayazında çadırlarda verilen taziye kültürünün yerini, insan onuruna yakışır mekânlar alıyor. Ama daha önemlisi şu: Bu mekânlar artık bir araya gelmenin, konuşmanın, dayanışmanın da adresi oluyor.

Bugün Göztepe’de açılan bu yapı, sadece bir mahalleye değil, tüm Malatya’ya şunu söylüyor: “Biz hâlâ birlikteyiz.”
Açılışta yapılan dualar, verilen aşureler, edilen sohbetler… Bunların her biri aslında bir şehir terapisi gibi. Çünkü Malatya’nın en çok ihtiyacı olan şey belki de budur: Birbirinin yarasına bakabilmek.
Şunu açıkça söylemek gerekir: Bu tür eserler sadece hayır işi değildir. Bunlar aynı zamanda toplumsal hafızanın yeniden inşasıdır. Ve bu inşa, tabelalarla değil; niyetle yapılır.
Salih Karademir ve emeği geçen herkes, aslında bir binadan daha fazlasını yaptı. Onlar bir mesaj verdi: “Bu şehir bizim sahipsiz değil.”
Ve belki de en önemlisi… Bu şehir, hâlâ birbirine sahip çıkmayı biliyor.
Bugün Göztepe Mahallesi’nde yükselen bu taziye evi, yarın başka mahallelere de örnek olacak. Ama asıl umut şudur: Keşke hiçbir taziye evi “6 Şubat”ı hatırlatmak zorunda kalmasaydı… Keşke bu yapılar sadece duaların değil, sadece hatıraların mekânı olsaydı.
Yine de hayatın gerçeği değişmiyor. Ama değişen bir şey var: Bu şehir artık acıyı da dayanışmayla taşıyor.
Ve belki de en doğru cümle şudur:
Bu taziye evi bir bina değil… Malatya’nın kalbine çakılmış bir vefa çivisidir.
TEŞEKKÜRLER Salih Karademir….