Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında Malatya'da düzenlenen uluslararası toplantının 'COP31 Eylem Gündemi Öncelik Alanı İklime Dirençli Şehirler: Yerelden Küresele İş Birlikleri' panelinde sunum yaptı.
İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Şevket Altuğ Taşdemir'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Dünya Bankası Türkiye Ofisi Baş Çevre Uzmanı Denis Jordy, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi Direktörü Dr. Erfan Ali ile JICA Türkiye Ofisi Baştemsilcisi Daisuke Watanabe de Malatya'nın yeniden yapılanma sürecini ve iklim dirençli şehir hedeflerini değerlendirdi.
'Konutlar, deprem ve iklim risklerine dayanıklı inşa ediliyor'
TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, 2002 yılından bu yana 1 milyon 767 bin konut ve 70 bini aşkın sosyal donatı inşa ettiklerini belirterek, yeni konutların yalnızca depreme değil iklim değişikliğinin oluşturacağı afet risklerine karşı da dayanıklı şekilde planlandığını söyledi. Malatya'da 6 bin 281 sosyal konutun tamamlanma aşamasında olduğunu belirten Sungur, hak sahipleri için kura çekiminin cuma günü yapılacağını ve konut teslimlerinin başlayacağını açıkladı. Bahçebaşı, Akoğuz Kışlası ve İkizce'de yürütülen projelerin de büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti.
'İklim taahhütlerini somut yatırımlara dönüştürüyoruz'
Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise iklim değişikliğinin artık şehirler için kaçınılmaz bir gerçek olduğunu belirterek, Malatya'nın COP31 sürecindeki hedefinin iklim taahhütlerini somut ve ölçülebilir yatırımlara dönüştürmek olduğunu söyledi.
Su yönetimi, atık su arıtma, yenilenebilir enerji, sıfır atık ve düşük karbonlu ulaşım projeleri hakkında bilgi veren Er, içme suyu altyapısından elektrikli otobüslere kadar birçok yatırımın sürdüğünü ifade etti.
Başkan Er, şehrin 13 ilçesini kapsayan eylem planıyla sera gazı emisyonlarını yüzde 25 azaltmayı hedeflediklerini, bir milyondan fazla ağaç diktiklerini ve deprem atıklarını geri dönüştürerek karbon ayak izini yüzde 80 azalttıklarını kaydetti.
Elektrikli otobüs, güneş enerji santrali, raylı sistem ve banliyö hattı projelerinin tamamlanmasıyla Malatya'nın sürdürülebilir ulaşımda örnek şehirlerden biri olacağını belirten Er, finansmanı hazır birçok çevre projesi için uluslararası kuruluşlara destek çağrısında bulundu.
'Malatya önemli bir örnek oluşturuyor'
JICA Türkiye Ofisi Baştemsilcisi Daisuke Watanabe, Türkiye'nin 6 Şubat depremlerinin ardından tarihinin en büyük yeniden yapılanma süreçlerinden birini yürüttüğünü belirterek, bunun yalnızca kayıpları telafi etmek değil, şehirleri daha güvenli ve iklim dirençli hale getirmek için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Afet risklerinin azaltılmasının afet sonrası değil, afet öncesinde yapılan bir yatırım olduğunu vurgulayan Watanabe, Türkiye'nin bu alandaki deneyiminin COP31 sürecinde uluslararası toplum için önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
'İklim mücadelesi şehirlerde kazanılacak'
Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi Direktörü Dr. Erfan Ali ise iklim değişikliğiyle mücadelenin şehirlerde kazanılacağını ya da kaybedileceğini belirtti.
Yerel yönetimlerin arazi kullanımı, ulaşım, konut, su ve atık yönetimi gibi temel hizmetlerde kritik rol üstlendiğini söyleyen Ali, Türkiye'nin deprem sonrası şehircilik çalışmalarının iklim dirençli kentler açısından önemli örnekler sunduğunu kaydetti.
'Malatya dirençlilik açısından örnek şehir'
Dünya Bankası Türkiye Ofisi Baş Çevre Uzmanı Denis Jordy de Malatya'nın yeniden ayağa kalkma sürecinde dirençlilik açısından etkileyici bir başarı hikâyesi ortaya koyduğunu ifade etti.
Dünya Bankası'nın Türkiye'de enerji verimli binalar, düşük karbonlu ulaşım, iklim dostu su ve atık yönetimi ile dirençli yeniden yapılanma projelerine toplam 4,3 milyar dolarlık destek sağladığını belirten Jordy, iklime dirençli şehirlerin COP31 gündeminin en önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi.
Next




