Muazzez Toğrul Yazısı: Mevsim geçişleri her yıl tekrarlanır. Yazdan sonbahara, sonbahardan kışa, kıştan ilkbahara geçilir.

Geçişler
Geçişler ile hayatın her alanında karşılaşılır.
Mevsim geçişleri her yıl tekrarlanır. Yazdan sonbahara, sonbahardan kışa, kıştan ilkbahara geçilir.
Yazdan sonra sonbahara geçiş zor olabilir. Sıcacık günler yerini serin akşamlara bırakır. Çeşit çeşit meyve ve sebzeler azalır, kışlık hazırlık derdine düşülür…
Tatil bitiyor, okulların açılacağı döneme geçilecek. Okul hazırlıkları da aileleri düşündürmeye başlamıştır. Yaz bitmese miydi? Ama yaşam döngüsü biz istesek de istemesek de devam eder.
Çocukluktan ilk gençliğe geçiş sancılıdır. Hızla boy uzar, ellerin kolların nereye konulacağı bilinmez, olur olmadık sakarlıklar yaşanabilir. Ya duygular sabahtan akşama hızla değişir; bir anı bir anını tutmayabilir.
İlkokul, ortaokul, lise derken bir de bakmışsınız üniversiteli oluvermişsinizdir. Geçişlerde yeni heyecan, büyüdüm düşüncesi ilk başlarda mutlu eder.
Okul bitip iş hayatı başladığında öğrencilik günlerine özlem duyulabilir.
Yaş ilerleyip sağlık sorunları çıktıkça geçişler keyifli olmaktan çıkıp ızdıraba dönüşebilir.
Sevenler kavuşur, davullu, zurnalı düğünler yapılır. Ama yeni yaşam sevenleri zorlayabilir. İster istemez bir uyum süreci yaşanır. Geçiş aşaması zor olabilir.
Geçişler hep zor mudur?
Hastalıktan çıkıp sağlığına kavuşmak geçişlerin en güzeli olsa gerekir.
Gebelik gibi meşakkatli bir süreçten sonra bebeğini sağlıkla kucağına almak şüphesiz geçişlerin en güzellerinden olabilir.
Diplomasını almış, ataması gerçekleşmiş bir genç mesleğe geçişte tatlı bir zorluk yaşar.
Geçişlerin acı-tatlı bir şekilde geçeceğini bilmek de insanı rahatlatabilir.
Yeni iş, yeni okul, yeni mevsim, yeni yaş…
Hemen hemen hepsi hızla geçer, bir de bakmışsınız yeni geçişe alışmışsınız bile.
Geçiş telaşı, geçiş stresi ile hayatı kendimize zorlaştırmayalım.
Adı üstünde, geçişler geçicidir. Müdahale edebileceğimiz durumlar olduğu gibi edemeyeceklerimiz de vardır.
Mevsim geçişine müdahale edemeyiz. Ama yeni işe girdiğimizde bilgi edinerek işi kolaylaştırabiliriz.
Aslında müdahale edemediklerimizle hayatı kendimize çekilmez kılıyoruz.
Oysaki çocuklara baktığımızda esnektirler. Olanı olduğu gibi yaşarlar. Hırsa kapılıp hiçbir şeyi zorlamazlar. Olmayanı oldurmaya çalışmazlar.
Çocuklarla vakit geçirmenin yetişkinlere iyi gelen yönü, onların bu telaşsız, sakin ve doğal halleridir. Moda tabirle anı yaşar, akışta kalırlar.
Geçişlerde sakinlik korunursa, etrafı kırıp dökmeden en zor geçişler bile geçip gider.
Her şey insan içindir. İnsan olanın başına her şey gelir. Gelir ve geçer…

MUAZZEZ TOĞRUL